Online İşlem Merkezi
Giriş
Yardım       Yeni Kayıt
Sınav Sonuçları
Giriş
Yardım
2017-2018 Eğitim Öğretim Yılı Hayırlı Olsun!
14.9.2017

Yeni bir öğretim yılına başlarken özel öğretim kurumlarımızın ve eğitimimizin sorunlarına çözümler bulmada dayanışma içinde olan, yaptığımız tüm çalışmalarda dün olduğu gibi bugün de eğitimi ulusal çıkarlarımızla bütünleştiren, üyelerinin yasal hak ve taleplerini önceleyen bir sivil toplum örgütü olma kararlılığımızla çalışmalarımızı sürdürdüğümüzü belirterek, tüm meslektaşlarımın, öğrencilerimizin, velilerimizin başarılarla dolu bir yıl geçirmesini, 2017-2018'in hayırlı olmasını dilerim.

ÖZDEBİR Yönetim Kurulu Başkanı Faruk KÖPRÜLÜ’nün “artıeğitim” dergisinde  ve “egitimtercihi.com”da yayımlanan 2017-2018 eğitim-öğretim yılına başlarken başlıklı yazısı…

Faruk KÖPRÜLÜ / ÖZDEBİR / Özel Eğitim Öğretim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINA BAŞLARKEN

Her yıl olduğu gibi bu yıl da; biz eğitimciler, veli ve öğrencilerimiz açısından yoğun bir eğitim- öğretim dönemine başlamaktayız. Ülkemiz eğitim sistemi açısından başarılarla dolu bir eğitim-öğretim yılı geçmesi dileğiyle, sektörümüzü yakından ilgilendiren birkaç konuya değinmeye çalışacağım.

Eğitimcilerimiz, velilerimiz ve öğrencilerimiz tarafından bir süredir tartışılan, yenilenen öğretim programları, 18 Temmuz 2017 günü Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından açıklanmış olup bu eğitim-öğretim döneminde 1, 5 ve 9. sınıflar için uygulanmaya başlanacaktır.

Hatırlanacağı gibi, önce 2004 yılında 6 il ve 100 okulda başlatılan pilot uygulamayla ilköğretim öğretim programında köklü bir yenilik yapılmış, öğrenci merkezli eğitim modeli olarak adlandırılan bu program uygulanmaya başlanmıştı. 2005 yılında ise bu model tüm Türkiye genelinde hayata geçirilmişti.

2012 yılına gelindiğinde MEB, 5+3 şeklinde uygulanan 8 yıllık kesintisiz eğitimi 4+4+4 şeklinde 12 yıllık zorunlu eğitime çevirmiş, yeni sistemle okula başlama yaşından eğitim süresine kadar birçok başlık sil baştan değiştirilmişti. Haftalık ders saatleri değişirken, ortaokul ve lisedeki seçmeli dersler artırıldı, ders içeriklerinde kademeli olarak pek çok değişiklik yapılmaya başlandı. Böylesine köklü değişiklikler ve bu değişikliklerin etkileri henüz devam ederken 2016 yılının sonlarında başlatılan çalışma ile tüm kademelerde, her dersin öğretim programı bir kez daha değiştirildi.

Eğitim sistemimiz açısından böylesine köklü değişim süreçlerinin en geniş kesimlerce paylaşılarak, tüm paydaşların katılımıyla ve geniş zaman dilimlerine yayılarak yapılması elbette eğitim sektörünün tüm bileşenlerinin dileğidir. Süreçleri eğitimcilerimizin ve öğrencilerimizin en olumlu etkileneceği şekilde yönetmek ise eğitim sistemimiz içinde yer alan her kurumun ve idarecinin sorumluluğudur. Eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık gibi becerilerin kazandırılmasının öne çıkarıldığı, öğrenciyi ezbercilikten kurtararak neden-sonuç ilişkisi ile öğrenmenin sağlanacağı bir sistemi hayata geçirmek hepimizin ortak görevidir.

Yeni açıklanan ve bu eğitim-öğretim döneminden itibaren uygulanmaya başlanacak olan öğretim programlarının da geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimiz açısından olumlu sonuçlar doğurmasını, geleceğe ışık tutacak tecrübeler yaratmasını dilerim.

Özel Öğretim Kurumları Alanında Yaşanan Gelişmeler

Derneğimiz ÖZDEBİR’in faaliyet alanını oluşturan özel öğretim kurumları ile ilgili düzenlemeler ve özellikle özel öğretim kurslarının verebileceği ders sayısını sınırlayan değişiklikler, son birkaç yıldır olduğu gibi bitirdiğimiz eğitim öğretim yılında da tartışılan konuların başını çekmiştir.

Hatırlanacağı üzere ilgili genelgenin, en fazla üç bilim grubunda özel öğretim kursu açılabileceğine ilişkin maddesinin Danıştay tarafından yürütmesinin durdurulması ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın konuyu tekrar gündeme almasıyla, belirlenen sekiz bilim grubundan beşini seçerek kurs faaliyeti verilmesine imkan sağlanmıştı. Bu değişiklik ile öğrencilerin ihtiyaç duyduğu dersleri tek bir çatı altında alabileceği kurumlar oluşturmanın önü açılmıştı. Hal böyleyken 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimi ve ardından gelen olağanüstü hal (OHAL) ilanı, eğitim sektöründe de farklı önlemler alınmasına neden oldu. OHAL ilanının hemen ardından 5 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişikliği ile beşe çıkarılan bilim grubu sayısı bire düşürüldü. Artı Eğitim Dergisi okurları ile önceki yazılarımızda detaylarını paylaşma fırsatı bulduğumuz bu konu, özel öğretim kursları nezdinde bir takım mağduriyetlere neden olmuştur.

Önümüzdeki eğitim-öğretim dönemleri için dileğimiz; öğrencilerimiz için daha işlevsel ve ihtiyaca dönük bir sistemin hayata geçirilmesidir. Çocuklarımızın ek ders ihtiyacını karşılayabilecek, onları her ders için ayrı bir kursa gitmekten kurtaracak bir düzenlemenin yapılmasının; uzun yıllardır özel öğretim kurumları için en ciddi sorunlardan biri olan kaçak yapıların da önünü kesecek, öğrencilerimiz ve velilerimiz açısından bu yapıları bir alternatif olmaktan çıkaracak bir adım olacağı kanaatindeyim.

Bakanlığımız 9 Aralık 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan 6764 sayılı Kanun ile kaçak eğitim-öğretim faaliyeti yapanlara önemli yaptırımlar getirmiş; bu gelişme sektörümüzü sevindirmiştir. Bizler için hayati önem taşıyan kayıt dışı kurumlarla mücadele konusunda atılan her adımı çok önemsiyor ve uygulama alanında da devamlılığını temenni ediyoruz.

Yine Derneğimizin faaliyet alanı ile ilgili tartışılan bir diğer konu ise Etüt Eğitim Merkezleri konusu olmuştur. Özel Öğretim Kursları ile ilgili böylesi bir düzenlemenin ardından, Etüt Eğitim Merkezlerinin de 687 sayılı KHK ile kapatılması hükme bağlanmıştır. Bu KHK’da Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri tanımının 5580 sayılı Yasa’dan çıkarılması, 29.7.2017 tarihine kadar Okul, Çeşitli Kurslar, Özel Eğitim Okulu, Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, Uzaktan Öğretim Kurumu, Özel Öğretim Kursu kurumlarından birinin gerektirdiği şartlara uygun hale getirilmeyen ve kurum açma izni buna göre düzenlenmeyen öğrenci etüt eğitim merkezleri hakkında sürekli kapatma işlemi uygulanacağı hükümleri yer almıştır.

Son gelinen noktada, 4.8.2017 tarihinde Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü, özel öğrenci etüt eğitim merkezlerinin dönüşümünün tamamlandığını açıklamıştır. Buna göre; 1992 özel öğrenci etüt eğitim merkezinden 366´sının kurucu isteğiyle, 391´nini ise Bakanlık tarafından resen kapatıldığı, 1235´inin de başka bir özel öğretim kurumuna dönüşüm işlemlerinin yapıldığı bilgileri kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu kurumların 886´sının çeşitli özel kurslara, 294´ünün özel öğretim kurslarına, 53´ünün özel okula ve 2´sinin de özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine dönüştüğü, böylece "Özel Öğrenci Etüt Eğitim Merkezi" adıyla bir özel öğretim kurumu kalmadığı belirtilmiştir.

Bir diğer başlık ise özel öğretimde okullaşma oranında bir sıçramaya kaynaklık eden temel liseler konusudur. Temel liselerin 2019’dan sonraki durumlarının ne olacağı geçtiğimiz yıl da cevap aradığımız önemli sorulardan biriydi. Dönüşüm sürecinin ve o günün koşullarının zorunlu bir sonucu olarak açılan temel liseler, özel öğretim kurumları içinde belirtildiği gibi önemli nicel bir büyüklük taşımalarının yanı sıra, eğitim birikim ve deneyimleriyle, ekonomik değerleriyle desteklenmesi, geleceklerinin güvence altına alınması gereken kurumlardır.

Üniversiteye giriş sisteminde başarılarını kanıtlamış olan, özel öğretimin eğitimdeki payını artırmaya önemli katkılar sunan bu kurumlarımız uzun vadede varlıklarını sürdürmede önemli sorunlarla karşı karşıyadır. Yeniden gözden geçirilmesini zorunlu gördüğümüz bu konudaki belirsizliğin yeni eğitim-öğretim döneminde ortadan kaldırılması ve temel liselerin geleceğe güvenle bakabileceği bir düzenlemenin hayata geçirilmesi beklentimizdir.

Yeni Bir Eğitim-Öğretim Yılına Başlarken ÖZDEBİR

Özel öğretim alanı eğitim sistemimizin ayrılmaz bir parçasıdır. ÖZDEBİR sektördeki işbirliklerine öncülük etmiş, ortak çalışmaların hazırlayıcısı ve lokomotifi olmuş, ülke genelinde özel öğretim kurumlarını sahiplenmede üzerine düşeni yapmıştır. 1985’te Özel Dershaneler Birliği Derneği ÖZDEBİR adımızla eğitim dünyamızda yerini alan ve toplumda saygın bir yer edinen Kurumumuz, 17. Olağan Genel Kurulumuzda hem dershaneleri hem diğer özel öğretim kurumlarını çatısına alan bir yapıya dönüşmüş ve Özel Dershaneler ve Özel Öğretim Kurumları Birliği Derneği adını almıştı. Özel Dershanelerin eğitim sistemimizdeki düzenlemelerle “dönüştürülmesi” ve “dershane” tanımının yasadan çıkarılmış olması, Kurumumuzun da adında değişiklik yapmayı zorunlu kıldı. 18. Olağan Genel Kurulumuzda yapılan tüzük değişikliğiyle, bir marka olan kısa adımız “ÖZDEBİR” korundu ve Derneğimiz Özel Eğitim - Öğretim Derneği adını aldı. 2013 Kasımından bu yana tüm özel öğretim kurumlarının/kurucularının üye olabildiği yeni yapımızla, 30 yılı aşkın geçmişimizi yarınlara taşımaya; Atatürk’ün gösterdiği yolda eğitim hizmetlerimizi sürdürmeye devam ediyoruz.

Bu saiklerle 2017 Kasım ayında toplayacağımız 19. Genel Kurulumuz için hazırlıklarımızı sürdürmekteyiz. ÖZDEBİR, tüm eğitim çevrelerinde kabul gören güçlü varlığını; artık bütün özel öğretim kurumlarını bünyesinde kucaklayabilecek bir yapıyla daha da güçlendirmiştir. İnanıyoruz ki; 19. Genel Kurulumuz özel öğretim alanının Türk Eğitim Sistemi içindeki yerini daha da güçlendirmek için üzerine düşeni yapacaktır.

Yeni bir öğretim yılına başlarken özel öğretim kurumlarımızın ve eğitimimizin sorunlarına çözümler bulmada dayanışma içinde olan, yaptığımız tüm çalışmalarda dün olduğu gibi bugün de eğitimi ulusal çıkarlarımızla bütünleştiren, üyelerinin yasal hak ve taleplerini önceleyen bir sivil toplum örgütü olma kararlılığımızla çalışmalarımızı sürdüreceğimizi belirterek, tüm meslektaşlarımın, öğrencilerimizin ve elbette velilerimizin başarılarla dolu bir yıl geçirmesini dilerim.