Online İşlem Merkezi
Giriş
Yardım       Yeni Kayıt
Sınav Sonuçları
Giriş
Yardım
ÖZDEBİR'DEN, ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI GENEL MÜDÜRÜ DR. MUAMMER YILDIZ’A ZİYARET
3.9.2018

31 Ağustos Cuma günü ÖZDEBİR Yönetim Kurulu Üyeleri Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Sayın Dr. Muammer Yıldız’ı makamında ziyaret etti.

Genel Müdürümüze yeni görevinde başarılar dileyen Yönetim Kurulu Başkanımız Naci Atalay, kendilerine eğitimin sorunları ve beklentilerimizi içeren kapsamlı bir rapor sundu.

Raporda temel liselerimizin kapatılması durumunda yaşanacak sıkıntılardan detaylı bir şekilde bahsedilirken, temel liseler içinde dönüşemeyecek kurumların olduğunu ve başarılarını ispat etmiş bu liselerin en azından bir dört yıl daha eğitim öğretime devam etmelerinin uygun olacağı belirtildi.

Ziyarette son günlerde gündemde olan, özel öğretim kurslarının geleceği konusuna da değinildi. Bu kurumlarımızın da kapatılması konusunda ciddi çalışmalar yürütüldüğünden bahsedilmesi üzerine; öğrencilerin sınavlara hazırlık talepleri sürdüğü müddetçe, temel liselerin ardından bir de özel öğretim kurslarının kapatılması durumunda, merdiven altı eğitimin kat kat artarak süreceği belirtildi. ÖZDEBİR Yönetim Kurulu Başkanı Naci Atalay bu yasal kurumların kapatılması ile birlikte; kontrol edilemez grup ve yapıların çok rahat bir şekilde, apartman dairelerinde sınavlara hazırlık işini sürdüreceklerini vurguladı. Ülkenin geleceğini ilgilendiren bu gibi önemli kararların alınmasında eğitimcilerin ve eğitimcileri temsil eden sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinin alınmasının uygun olacağını belirtti.

Genel Müdürümüze bu yoğun iş gündemine rağmen heyetimizi kabul ettikleri için teşekkür edilerek ziyaret sonlandırıldı.

Yönetim Kurulu Başkanımız Naci Atalay'ın, Genel Müdür Muammer Yıldız'a sunduğu rapor aşağıdadır.

ÖZDEBİR ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETİM DERNEĞİ’NDEN BAKANLIĞIMIZA…

  1. GİRİŞ

Derneğimiz ÖZDEBİR, 1985 yılında özel dershane kurucularının kurduğu ve üye olduğu bir dernek iken dershanelerin dönüşüm süreciyle eş zamanlı olarak tüzüğünde yaptığı değişikliklerle bütün özel öğretim kurucularının üye olabilecekleri bir kuruma dönüşmüştür.

ÖZDEBİR Özel Eğitim Öğretim Derneği adımızla; ağırlıkla özel dershanelerden dönüşmüş Temel Lise ve Özel Öğretim kurslarının yanı sıra tüm özel okulların, kişisel gelişim kurslarının, çeşitli kurslarımızın temsil edildiği bir kurum olarak çalışmalarımız sürdürmekteyiz. Bu yapımızla 500’ü aşkın kurum/kurucu derneğimiz çatısı altında örgütlenmiştir.

Derneğimize bağlı iktisadi işletmemizin sürdürdüğü yayıncılık faaliyetlerimizle Eğitim Sistemimiz içindeki bütün resmi ve özel yaklaşık 2000 kuruma da hizmet sunmaktayız.

Geçen 33 yıl içinde gerek Eğitim Sektöründe gerek Milli Eğitim Sistemi içinde; saygın bir yer edinmiş ve eğitime gönül vermiş kurucularıyla her şeyden önce ülke çıkarlarını hep önde tutmuş, her dönemde Bakanlığımızla, eğitim yöneticilerimizle işbirliğine açık olmuş, kurumumuzdan beklenen katkıları eğitimimizin hizmetine sunmaktan geri durmamış, ÖZDEBİR markasını bugünlere taşımış bir kurum olduğumuz gerçeğini ifade etmek isteriz. 

Toplumun her kesimince olduğu gibi ÖZDEBİR Topluluğunca da Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilmiş olmanız büyük bir isabet olarak karşılamış, Yönetim Kurulumuz ve Kurumlarımız bundan büyük memnuniyet duymuştur. Toplumsal beklentileri de yükselten bu duruma koşut biz de topluluğumuzun özel öğretim kurumlarımızla özellikle Temel Liseler, Temel Ortaokullar ve Özel Öğretim Kursları ve Özel Kurslarla ilgili öncelikli beklentilerimizi sunmak isteriz.

  1. SORUNLAR, BEKLENTİLER
  • Dönüşüm Okulları

Bilindiği gibi Temel Liseler/ortaokullar dershanelerin kapatılması sürecinde dershanelerden dönüşen ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yani 4 yıl süreyle eğitim verecek kurumlar olarak hizmete girdi.

Başlangıçta 1200 olan Temel Liselerin sayıları bugün itibariyle 970 civarında. 250 bine yakın öğrencinin yaklaşık 15 bin derslikte eğitim gördüğü bu kurumlarda 25 bin öğretmen ve 9 bin personel görev yapıyor.

Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Sosyal Bilimler Liseleri gibi 2500 civarındaki özel lise içinde Temel Liselerin payı yaklaşık % 40 oranında.

Temel Liseler hem lise programını hem de üniversiteye hazırlık çalışmalarını birlikte yürütme uygulamaları nedeniyle özellikle 11 ve 12. sınıf öğrencileri için tercih sebebi olmuştur ve başka hiçbir kurum ve kursa ihtiyaç duymadan hem diploma vermekte hem de öğrencilerini sınavlara hazırlamaktadır. Ücretleri diğer özel okullara oranla çok daha uygun ve birçoğu ulaşım için servis gerektirmeyen merkezi okullardır…

Temel Liselerin Yüksek Öğretim Lisans Programlarına yerleşme oranlarına bakıldığında başarı ortalamaları aşağıdaki tabloda verildiği gibi Fen Liselerinin ortalamasına yakındır.

LİSE TÜRÜ

BAŞVURAN

LİSANS YERLEŞEN

YERLEŞME ORANI %

Sosyal Bilimler Lisesi

2 266

1 533

67,65

Özel Fen Lisesi

7 167

4 651

64,89

Fen Lisesi

17 167

9 340

54,41

Yabancı Dille Öğretim Yapan Özel Lise

63 273

33 361

52,73

Özel Temel Lise

108 126

56 088

51,87

Lise Çıkışlılar Toplamı

 

1 105 686

310 905

28,12

(Kaynak: MEB 2016-17 Örgün Eğitim İstatistikleri)

                ÖSYM’nin 2018-YKS Değerlendirme Raporu’nun verilerine göre de Temel Liseler; TYT, Eşit Ağırlık ve Sayısal Ortalama Puan sırasında yukarıdaki sonucu destekleyen bir sonuçla ilk on okul arasında yer almaktadır.

Temel Liselerin, özel okula dönüşmeleri sürecinde teşvik edilmeleriyle ilgili özellikle arsa tahsisi ve bina kiralama gibi teşvik tedbirlerinde -52 ilden 750’ye yakın talep olmasına rağmen- bu güne kadar beklenen gelişme sağlanamamıştır.

Bu durum, temel liselerin çok önemli bir bölümünün taahhüt ettikleri özel örgün öğretim kurumlarına dönüşememelerinin en önemli nedeni sayılabilir.

Temel Liselerin 2018-2019 eğitim-öğretim yılı sonunda kapatılmaları durumunda;

  • Her şeyden önce Bakanlığımızın hedeflediği özel ortaöğretim okullaşma oranı hedeflerinden uzaklaşılacaktır.
  • Temel Liselerimizde çalışan 25.000 öğretmen ve 9.000 personel mağduriyet yaşayacak ve işsiz kalacak, bu okullarda öğrenim gören öğrencilerin de üniversiteye hazırlanma talepleri karşılanamayacaktır.
  • Bir örgün özel öğretim kurumuna dönüşme taahhüdünde bulunan Temel Lise ve Temel Ortaokulların kurucularının birçoğu bu taahhütlerini yerine getiremeyecektir. Bu durumda bu kurumlarda öğrenim gören ve öğrenim süresi boyunca eğitim öğretim desteği almış olan tüm öğrencilere ödenen teşvikler faizleriyle birlikte geri istenecek, kurucular bu geri ödemeyi yapmakta zorlanacaklardır.
  • Yine bu kurumların kapanması durumda bu kurumlarda görev yapan personel ve öğretmenlerin kıdem tazminatları çok büyük meblağ tutacağından kurum sahipleri bu ödemeleri yapmakta da büyük sıkıntılar yaşayacaklardır.
  • Kısaca bu kurumların 2018-2019 öğretim yılı sonunda kapatılmaları; gerek Milli Eğitim Sistemimiz gerek Milli ekonomimiz gerekse bu kurumların kurucu, yönetici, öğretmen ve öğrencileri açısından büyük kayıplar oluşturacaktır.

Bu durumlar göz önüne alındığında;

  • Bu kurumların kurucuları olarak kurumlarımızın kapanmaması ya da en azından dört yıl daha faaliyetlerini sürdürebilmelerini talep ediyoruz.
  • Tüm bu koşullara rağmen kapanma gerçekleşecekse bir özel örgün öğretim kurumuna dönüşemeyen kurumlarımızdan eğitim öğretim desteği olarak öğrencilere yapılan teşviklerin geri alınmamasını ve yine bu kurumlarda açığa çıkacak öğretmenlere atama hakkı verilerek bu öğretmenlerin mağdur edilmemelerini, böylece tazminat ve kıdemlerinin de emeklilik haklarıyla beraber devlet kurumlarında çalışan öğretmenlere ödendiği gibi Bakanlık tarafından ödenmesini talep ediyoruz.
  • Eğer Temel Liseler kapanacaksa bu liselere 5 dersten kurs verebilecek şekilde Özel Öğretim Kursu hakkının tanınması ve mevcut Özel Öğretim Kurslarından farklı olarak sınıf mevcutlarının 24 öğrenciye kadar esnetilerek, bu kurslarda hafta içi okul çıkışı saatlerinde de kurs imkânının tanınmasını talep ediyoruz.
  • Özel Kurslar

Dershanelerin Kapatılmaları Sürecinde Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili kararından sonra 3 dersle sınırlı Özel Öğretim Kursları açılmıştı. Üç ders sınırlılığının Danıştay kararıyla yürütmesinin durdurulması üzerine Milli Eğitim Bakanlığı,  12 Nisan 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle özel öğretim kurslarının sekiz bilim grubundan beşini seçerek kurs faaliyeti verebilmeye yönelik yeni bir düzenleme yapmış; bu düzenleme ile öğrencilerin ihtiyaç duyduğu dersleri tek bir çatı altında alabileceği kurumlar oluşturulmasının önü açılmıştı.

Ancak 15 Temmuz 2016’da yaşanan hain darbe girişimi ve ardından gelen olağanüstü hal ilanı, tüm ülkede olduğu gibi eğitim sektöründe de farklı önlemler alınmasına neden oldu. Bu kararlardan biri Özel Öğretim Kurslarının bilim grubu sayısının bu kez de bire düşürülmesi, diğeri 2 bin Etüt Eğitim Merkezinin kapatılmasıdır.

Bu sonuçla daha önce 973 olan Özel Öğretim Kursu yerine bugün 2500’ü aşkın resmi izinli özel öğretim kursunda üniversiteye hazırlık kursları verilmektedir.  Öte yandan Özel Muhtelif Kurs sayısı da 5 bini aşmış olup bunun 1300’ünü Kişisel Gelişim Kursları oluşturmaktadır.

Eğitim Sistemimizde bütünlüklü düzenlemelerden uzak, sonuca odaklı bu düzenlemeler ne sınavlara hazırlık ihtiyacını ortadan kaldırmakta ne de sınavlara hazırlık kurumlarını… Öğrenciler bir kurstan başka bir kursa gitmek zorunda kalmakta, kurs kurucu ve yöneticileri veli ve öğrencilerin bu ihtiyaçlarını karşılamak için türlü yollara kimi zaman da yasal olmayan uygulamalara başvurmak durumunda olmaktadır.

Buna ilişkin bir başka düzenleme izinsiz özel öğretim kurs faaliyeti yapanlara verilecek 3 yıl hapis cezasının sonra 6 aya indirilmesi, daha sonra da para cezalarına dönüştürülmesidir. Bugün sayılarını saptayamayacağımız büyüklükte izinsiz kurs faaliyeti yürüten “merdiven altı” yapılarla karşı karşıyayız. Bu durumun yarattığı vergi kayıpları, öğrencilerin denetimsiz bu yerlerin eline bırakılması ve izinli - yasal faaliyet sürdürenlere karşı oluşan haksız rekabet koşulları… dikkate alınması gereken önemli sonuçlardır/sorunlardır.

Bütün bunların yanında izinsiz yapılara yönelik etkin yaptırım yolları uygulanamamakta ama izinli kurumlar “baskın” denetimlerle mevzuatın gerektirdiği biçimde denetlenmektedir.

 Bu durumlar göz önüne alındığında;

  • Merdiven altı diye anılan kurumlar çok sıkı denetlenmeli ve yasal zemine çekilmeli veya kapatılmalıdır. Bu konuda illerde kurulan komisyonların çalışmaları daha etkin hale getirilmeli Özel Öğretim Temsilcileriyle sonuç alıcı işbirlikleri yapılmalıdır.
  • Ek eğitim ihtiyacı olan bütün öğrencilere temel liselerde ve özel öğretim kurslarındaki;
    • Bilim dalı sınırlamalarının,
    • Kontenjan sınırlamalarının,
    • Kurs zamanları ve kurs binalarını kullanımıyla ilgili sınırlılıkların
    • Uygulanacak deneme sınavı sayısına ve sınava katılabileceklere ilişkin sınırlamaların

gözden geçirilmesini, veli ve öğrencilerin talep ve ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesini öneriyoruz.

  • Diğer Önerilerimiz
  • Derneğimize bağlı İktisadi İşletmemizin sürdürdüğü yayıncılık faaliyetlerimiz, son yıllarda gerek öğretim programlarının gerek MEB ve ÖSYM sınav uygulamalarının beklenmedik değişiklikleri sonrasında bu değişikliklere uyum zorunluluğumuz nedeniyle tüm benzer yayıncılık sektöründe olduğu gibi büyük ekonomik zararlara uğramıştır; on binlerce yayınımızın kullanım dışı kalması hem işletmemiz hem Milli Ekonomi için önemli kayıplardır. Böylesi değişikliklerin belirsizliklerden uzak ve zamana bağlı olarak yapılması da önemlidir.
  • Özel okullarımızın devletimiz tarafından desteklenmesi aynı zamanda Devletin de ekonomik yükünü azaltmaktadır. Bu nedenle Özel Okullarda uygulanan KDV’nin kaldırılması ve her özel okul öğrencisine eğitim öğretim desteğinin verilmesi bütün özel öğretim sektörünün ortak bir talebi olarak değerlendirilmelidir.
  • Birçok ilde öğrenci servis/taşıma hizmetlerinin “C plakalı” araçlarla yapılması zorunluluğu bu konuda önemli sorunlar yaratmaktadır. C plakalı araç sayısının yetersiz olduğu ve bu plakaların bir rant aracı haline getirildiği göz önünde bulundurularak bu zorunluluğun kaldırılması değerlendirilmelidir.
  • Özellikle Okul Öncesi Kurumların kendi öğrencilerini kendi araçlarıyla taşıyabilmeleri hem çocuklarımızın güvenliği hem bu kurumların etkili hizmet sunumları açısından daha önemli görülmektedir. Okul Öncesi Kurumların kendi öğrencilerini kendi araçlarıyla taşıyabilmelerinin önündeki kısıtlılıkların kaldırılması da değerlendirilmelidir.

 

  1. SONUÇ

Eğitim sistemimize ilişkin yapılacak evrensel, bilimsel, ulusal değerlerle bütünleşik toplumun eğitim ihtiyaçlarına uygun, eğitimimizin bütün bileşenlerini kucaklayan… Genel Müdürlüğünüzle özel öğretimimizde özlenen uygulamalara imza atacağınıza inanıyoruz.

ÖZDEBİR, ülke çıkarlarına uygun her uygulamanıza destek olacaktır. Yeni görevinizi kutlar, yolunuzun açık olmasını dileriz.

Saygılarımızla arz ederiz.

      31 Ağustos 2018

 

                    

Naci ATALAY

ÖZDEBİR Özel Eğitim Öğretim Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı

Fotoğraflar için tıklayınız.